Köklü Bir Eğitim Kültürü ve Geleneği

Küçük Prens Okulları, Fransız eğitim geleneğinin Türkiye’deki köklü temsilcisi Saint Joseph Lisesi’nin mezunları tarafından kurulmuştur. Bu gelenek dünya eğitim tarihinde dört yüz yıllık saygın bir geçmişe sahiptir. Saint-Joseph Lisesi Eğitim Vakfı tarafından yönetilen Küçük Prens Okulları, bu köklü ve ilkeli eğitim yaklaşımını, güçlü bir geçmişten parlak bir geleceğe taşımak üzere yola çıkmıştır.

 Köklü eğitim kültürü ve kurumsal değerleri ışığında Küçük Prens Okullarında, bilime ve bilgiyi sorgulamaya olan inancımızdan ödün vermeyen, rasyonel ve yenilikçi bir eğitim yaklaşımını benimsiyoruz. Öğrenme topluluğumuzdaki her bireyin biricik ve değerli olduğuna, bireysel ve kültürel çeşitliliğin bir zenginlik olduğuna inanıyoruz. Laikliğin, eşitliğin, kardeşliğin, dayanışmanın temel alındığı demokratik bir okul iklimini savunuyoruz. Vakfımızın köklü geçmişinin ve kurumsal değerlerimizin yüklediği sorumluluğun farkındalığıyla nitelikli ve ilkeli bir eğitim yaklaşımını hayata geçiriyoruz.

Nitelikli Eğitim-Öğretim

Küçük Prens Okulları niteliğin çok boyutlu ve dinamik bir kavram olduğunu göz önünde bulundurmakla birlikte nitelikli bir eğitimin beş temel boyutu üzerinde bir uzlaşı olduğunu kabul etmektedir.
Bunlar; (a) öğrenenler, (b) fiziksel çevre, (c) öğretim programı, (d) öğretmen ve (e) öğrenme kazanımlarından oluşmaktadır.

Küçük Prens Okullarında nitelikli eğitim, yukarıda açıklanan boyutları kapsayan, kaynakları ve dış etkenlerle ilişkisel bağlantısı kurulmuş özgün eğitim yaklaşımımız kapsamında hayata geçirilmektedir.

Öğrenenler Topluluğu

Topluluğumuz, öğrencilerin öğrenmelerinin geliştirilmesini ortak amaç olarak benimseyen ve bu amaç yolunda birlikte hareket eden, birlikte öğrenen, birbirinden öğrenen insanlardan oluşur. Küçük Prens Okulları; öğretmenlerimizi, tüm çalışanlarımızı, çocuklarımızı ve ailelerini, öğrenme topluluğunun vazgeçilmez unsurları olarak görür. Öğrenme topluluğumuz, başta öğrenciler olmak üzere topluluğu kapsayan tüm bireyleri, bu ortak amaç doğrultusunda hiç bitmeyen öğrenme yolculuğunda destekler, kendi biricik potansiyellerine ulaşmaları için katkı sunar. Kendi iç yaratıcılığını hayata geçirebilmenin, üretmenin ve gelişmenin, bir insanın mutluluğu ve doyumu için temel teşkil ettiğinin bilincindedir.

Özgün Eğitim Yaklaşımı

Küçük Prens Okullarında çocuğun çok yönlü gelişimi temel amaçtır. Okullarımız “çok yönlü gelişimi” mutluluk, başarı, nitelikli eğitim, iyi olma ve yaşamdan memnuniyet gibi kavramların en güçlü koşulu ve ortak noktası olarak görür. Küçük Prens eğitim yaklaşımı, Küçük Prens Okullarında “öğrencinin çok yönlü gelişimi”, “öğretmenin çok yönlü gelişimi”, “çok yönlü geliştirilmiş eğitim programı” ve “çok yönlü fiziksel olanaklar” gibi eğitim bileşenlerinin temel dayanağıdır.

Küçük Prens’te bireyin kendisi gibi, öğrenme ve gelişim sürecinin de biricik olduğuna inanılır. Bu doğrultuda “öğrenen birey” eğitim yaklaşımımızın özünde yer alır. Öğrenen birey, tüm öğrenme süreci, öğrenme kaynakları ve öğrenme araçları ile ilişki halindedir.

Çok yönlü gelişim temelli eğitim yaklaşımımızda öğrenci; doğa-matematik, sanat-estetik, insan ve toplum, dil ve kültür, fiziksel farkındalık ve gelişim olmak üzere beş temel öğrenme-gelişim alanı kapsamında güçlü bir şekilde desteklenir. Bu beş temel alan altında yer alan branşlar ve çok çeşitli uygulamalarla, öğrencilerimize bir yandan yatay düzlemde çok disiplinli, öte yandan dikey olarak ilişkilendirilmiş kapsayıcı bir eğitim programı sunulur.

Küçük Prens’in özgün eğitim yaklaşımında, öğrenme topluluğumuzun en önemli paydaşları olan öğretmenlerimizin çok yönlü gelişim olanaklarıyla desteklenmesi de son derece önemlidir. Öğretmenlerimiz, hem kendi gelişimleri hem de çocukların öğrenmelerine yönelik kararlara ve üretim faaliyetlerine katılarak, eğitim süreçlerinde aktif roller üstlenir, Küçük Prens’te öğretmenlerimiz için ihtiyaca yönelik etkili mesleki ve kişisel gelişim olanakları yaratılarak, öğretmenlerimizin eğitimin araştırma, tasarım, izleme, teknoloji entegrasyonu, materyal geliştirme gibi temel unsurlarında yetkinliklerinin güçlendirilmesi amaçlanır.

Fransızca başta olmak üzere, İngilizce ile birlikte iki yabancı dilin benimsendiği Küçük Prens Okullarında dil eğitimi kültür eğitiminden ayrı düşünülemez. Bu nedenle eğitim yaklaşımımızda bir yandan öğrenme alanları kapsamında yoğun ve etkili Fransızca ve İngilizce dil eğitimi yer alırken, öte yandan dil ve kültür gelişimi her branş ve alanla ilişkilendirilmektedir.

Öğrenme sürecinin niteliğini belirleyen önemli bileşenlerden biri de teknoloji entegrasyonu ve öğrenenlere sunulan fiziksel olanaklardır. Bu olanakların zenginliği, çok yönlü gelişimin desteklenmesinde önemli bir faktördür. Küçük Prens Okulları eğitim yaklaşımında teknoloji, öğrenmenin diğer unsurlarıyla güçlü bir şekilde ilişkilendirilir. Öğrenciler ve öğretmenler, bilinçli teknoloji tüketicileri olmanın yanı sıra, teknolojiye sorgulayıcı bir biçimde yaklaşabilmeleri, teknolojiyi çok yönlü ve amaçlı üretimlerinde kullanabilmeleri yönünde desteklenir. Fiziksel mekanlar ve eğitim materyalleri, eğitim yaklaşımımız gereğince, öğrenme sürecinin diğer unsurlarıyla ilişkilendirilerek, farklı ihtiyaçlara yanıt verebilecek ve öğrenme olanaklarını zenginleştirecek biçimde yapılandırılır.

Mutlu Çocukluk

Öğrencilerimizin nitelikli bir eğitim alırken mutlu bir çocukluk ve gençlik geçirmesi en temel amacımız. Çünkü bir bireyin mutlu bir çocukluk geçirmesi, hem bugünümüzü hem de geleceğimizi yakından ilgilendirir. Bir yandan çocuğun fiziksel, sosyal, zihinsel ve ruhsal sağlığının ve bütünlüğünün desteklendiği bir yaşam seyrini teşvik ederken, öte yandan daha gelişmiş ve adil bir dünyada yaşamamıza katkı sunar.

Çocuk ve gençlerin mutluluğunu, evrensel literatürde “wellbeing” olarak adlandırılan ve çocuk haklarına dayanan, dilimizde “iyi olma hali-esenlik” olarak da bilinen kavram ışığında açıklıyoruz. Bu doğrultuda, Küçük Prens Okullarında çocuk ve gençlerimizin mutluluğunu ve iyi olma hallerini şöyle tanımlıyoruz:

“Kendisiyle, başkalarıyla ve yaşadığı çevreyle kurduğu ilişkiler yoluyla fiziksel, duygusal, sosyal ve ruhsal gelişimini sağlayarak potansiyelini gerçekleştirmesi”

Öğrencilerimiz, okulumuzda onlar için yüksek bir farkındalık ve sorumluluk duygusuyla emek verdiğimizi ve bu okulda gerçekten sevildiklerini ve çok yönlü desteklendiklerini hissediyorlar.